BİLDİRİLER

BİLDİRİ DETAY

Nilüfer TUĞUT, Birnur YEŞİLDAĞ, Ayşe YILMAZ
ENGELLİ BİREYE BAKIM VEREN KADINLARIN GENEL SAĞLIK DURUMU İLE DEPRESYON VE CİNSEL YAŞAM KALİTESİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN BELİRLENMESİ
 
Giriş Engellilik bireyi olduğu kadar yakın çevresini hatta içinde yaşadığı toplumun tümünü etkileyen bir olgudur. Engelli çocuğun bakımının yıllar sürmesi ve günlük yaşam aktivitelerini sürdürmede çevresindekilerin yardım ve bakımına bağımlılığını artırması nedeniyle bakımları genellikle aileleri tarafından yürütülmekte ve çocuğun bakımına yönelik sorumluluğun büyük bir kısmını genellikle anneler üstlenmektedir. Engelli bireye bakım verme ağır yükler getiren bir süreç olup çocuğun engel türü ne olursa olsun ailelerin fiziksel, emosyonel, sosyal, ekonomik alanlarda pek çok güçlük yaşamasına neden olmaktadır. Bakım verme nedeniyle aile üyelerinde görülen fizyolojik problemler arasında uykusuzluk, yorgunluk, bel ve sırt ağrısı, kan basıncının yüksek olması, iştahta ani değişmeler, sinir sistemindeki bozukluklar, mide rahatsızlıkları, migren, baş ağrıları bulunmaktadır. Aileler engelli çocuğun kendilerine yüklediği aşırı sorumluluk karsısında başarısızlık, hayal kırıklığı, mutsuzluk benlik saygısında azalma, kaygı, dalgınlık, unutkanlık, öfkelilik, korku, geri çekilme, ortada neden yokken ağlama, davranışlar arası tutarsızlık, saldırganlık gibi emosyonel problemler yaşayabilmektedirler. Anneler suçluluk, mutsuzluk ve stres hallerini diğer aile üyelerinden daha yoğun yaşamaktadır. Çocuğun sağlıklı olmaması genellikle annenin başarısızlığı olarak değerlendirilmekte ve annenin ailesi tarafından suçlanmasına neden olmaktadır. Ayrıca babanın engelli bir çocuğa sahip olmaya karşı tepkileri de annenin duygularını etkileyen önemli bir faktördür. Engelli çocuğa bakım vermeye bağlı aileler sosyal aktivitelere daha az zaman ayırabilmekte, toplumsal yaşamın bir parçası olmakta zorlanmakta ve bu durumdan anneler daha fazla etkilenmektedir. Aynı zamanda sağlık sorunları için harcanan mali giderler ailenin ekonomik yükünü artırmakta, çevrenin tutumu ile yüzleşmekten kaçınma ve hayal kırıklığına bağlı ebeveynler kendilerini izole etmekte, engelli çocuğun bakımı, sorumluluk paylaşımı gibi nedenlerle aile düzeni değişmekte ve buna bağlı aile içi çatışmalar yaşanmaktadır. Engelli bireye bakım veren annelerin yaşadığı fiziksel, duygusal ve sosyal yükler annede cinsel açıdan herhangi bir hastalığın olmamasına rağmen bedensel, ruhsal ve sosyal yönden en üst düzeyde tam bir iyilik hali olmasına engel ve cinsel yaşamı olumsuz etkileyebileceği düşünülmektedir. Uzun süreli bakım sorumluluğunu üstlenen engelli çocuğu olan annelerde ciddi biyopsikososyal sorunlar görülebilmektedir. Amaç: Bu araştırma, engelli bireye bakım veren kadınların genel sağlık durumu ile depresyon ve cinsel yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Yöntem Araştırmada, tanımlayıcı araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, Sivas’ın bir ilçesinde Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezine başvuran kadınlar, örneklemini ise en az 1 yıl öncesinde engelliği bulunan bireylerle en az 6 ay aynı evde birlikte yaşayan, tanı konulmuş herhangi bir ruhsal hastalığı ve iletişim engeli olmayan, 18 yaş ve üzeri, araştırmayı kabul edenler (n=100) oluşturmuştur. Araştırmanın verileri Kişisel Bilgi Formu, Genel Sağlık Anketi-28, Beck Depresyon Ölçeği ve Cinsel Yaşam Kalite Ölçeği-Kadın ile toplanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 16.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik dağılım, bağımsız gruplarda t testi, ANOVA varyans analizi, korelasyon analizi uygulanmıştır. İki grup arasındaki farkı Mann Whitney U testi, ikiden fazla grup durumunda parametrelerin gruplararası karşılaştırmalarında Kruskal Wallis Testi kullanılmıştır. İstatistiksel değerlendirmede ise p<0.05 düzeyi anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular Engelli bireylere bakım veren kadınların yaş ortalaması 38.77±8.92 olup, %40’ının ilkokul mezunu, %58’inin ilde , %98’nin çekirdek ailede yaşadığı, %91’inin herhangi bir işte çalışmadığı ve %62’sinin gelirin orta düzey olduğu belirlenmiştir. Kadınların evlilik yılı ortalaması 18.33±10.46, çocuk sayısının ortalaması 2.39±0.64 ve engelli çocuk sayısı ortalaması ise 2.00±1.03’dür. Engelli çocukların %58’i erkek, %42’si kızdır. Engelli çocukların %52’si işitsel, %35’i fiziksel ve %13’ü zihinsel engellidir. Engelli bireylerin %52’sinin 7 yaş ve üstü, %35’inin 4-6 yaş, %13’ünün 1-3 yaşta olduğu saptanmıştır. Kadınların %95’inin eşinin engelli bakımda destek olduğu ve sadece %21’inin eş harici bakımda destek aldığı belirlenmiştir. Kadınların % 81’i gelecekte çocuklarının sağlıklı olacağını düşünürken %32’si çocukların topluma kazandırılmasını, %22’si meslek sahibi olmasını istediğini belirtmiştir. Engelli bireylere bakım veren kadınların genel sağlık anket puan ortalaması 8.66±4.96, beck depresyon ölçeği puan ortalaması 11.39±7.84 ve cinsel yaşam kalite ölçeği puan ortalaması 76.76±15.26’dır. Kadınların sosyo-demografik ve engellilik özelliklerine göre genel sağlık anketi, beck depresyon ölçeği ve cinsel yaşam kalitesi puan ortalaması arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı belirlenmiştir (p>0.05). Engelli bireylerin genel sağlık durumu ile depresyon durumu arasında orta düzeyde, pozitif (r=0.58, p<0.05) ve cinsel yaşam kalitesinin orta düzeyde, negatif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir (r=0.47, p<0.05). Kadınların depresyon durumu ile cinsel yaşam kalitesi arasında orta düzeyde, negatif ve anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir (r=0.52, p<0.05). Sonuçlar Engelli bireylere bakım veren kadınların ruhsal yönden riskli, orta derecede duygu durumu bozukluğu olduğu ve cinsel yaşam kalitesinin orta düzey olduğu dikkati çekmektedir. Ruhsal yönden risk artıkça duygu durumu bozukluğunun arttığı ve cinsel yaşam kalitesinin düştüğü belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Engelli yakınları, Depresyon, Genel Sağlık, Cinsel Yaşam



 


Keywords: